← Yazılara Dön

Blog

Kira Sertifikası (Sukuk) Nedir? Beş Türü ve VKŞ Yapısı

Kira sertifikasını anlatan sayfaların ortak cümlesi şu: varlığa dayalıdır, kira geliri sağlar, uluslararası adı sukuktur. Üçü de doğru, ama üçü birlikte bile eksik bir resim veriyor. Mevzuat bu araç için beş ayrı tür tanımlıyor ve bunlardan yalnızca biri gerçekten kiraya dayanıyor. Gelirin nereden geldiği türe göre değişiyor.

Not: Bu yazı yatırım danışmanlığı değildir, herhangi bir menkul kıymeti ya da ihracı önermiyor. Amacım sadece bu aracı tanımlayan düzenlemenin ne dediğini açıklamak.

Kira Sertifikası (Sukuk) Nedir?

Kira sertifikası, SPK'nın Kira Sertifikaları Tebliği (III-61.1, Resmî Gazete 7 Haziran 2013, sayı 28670) ile düzenlenen bir menkul kıymet. Tebliğin 3. maddesi şöyle tanımlıyor: her tür varlık ve hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketi tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haktan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymet.

Dikkat edilirse bu tanım tamamen yapısal: neyin finanse edildiğini ve gelirin nasıl paylaşılacağını söylüyor. "Sukuk" ise aracın uluslararası piyasalarda yerleşmiş adı; Türk mevzuatındaki karşılığı kira sertifikası. İkisini ayrı ürün sanmak yaygın bir karışıklık, aynı şeyin iki adı.

İhraççı Sıradan Bir Şirket Değil

Tanımın merkezindeki varlık kiralama şirketi (VKŞ), tebliğde ayrıca tanımlanıyor: Kanun'un 61. maddesi çerçevesinde münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere anonim şirket şeklinde kurulmuş olan sermaye piyasası kurumu.

Buradaki kritik kelime "münhasıran". VKŞ'nin başka bir ticari faaliyeti yok; tek işi bu ihracı yapmak. Yani kira sertifikası alan kişi, işletme riski geniş bir şirkete değil, tek amaç için kurulmuş ve sermaye piyasası kurumu statüsünde bir yapıya bakıyor. Finansmanı arayan taraf ile sertifikayı alan taraf arasındaki bağlantı bu şirket üzerinden kuruluyor.

Beş Tür Var, Yalnızca Biri Kira

Tebliğin 4. maddesi kira sertifikalarının hangi dayanaklarla ihraç edilebileceğini sayıyor: sahipliğe, yönetim sözleşmesine, alım-satıma, ortaklığa ve eser sözleşmesine dayalı olarak, ya da bunların birlikte kullanılmasıyla.

Dayanak Kira ilişkisi Gelirin kaynağı
Sahiplik Var Varlığın kiralanması
Yönetim sözleşmesi Yok Yönetim sözleşmesi
Alım-satım Yok Alım-satım işlemi
Ortaklık Yok Ortaklık payı
Eser sözleşmesi Yok Eser sözleşmesi
Tebliğ III-61.1 md. 4: kiralama ilişkisi esas olarak sahipliğe dayalı türde kuruluyor, dayanaklar birlikte de kullanılabiliyor

Adı "kira sertifikası" olmasına rağmen kiralama ilişkisi esas olarak sahipliğe dayalı türde kuruluyor. Diğerlerinde gelirin kaynağı farklı: bir yönetim sözleşmesinden, bir alım-satım işleminden, bir ortaklık payından ya da bir eser sözleşmesinden doğuyor. Yani "kira" kelimesi burada bütün kategoriyi kapsayan bir başlık, her ihracın gelir mekanizması değil.

Bu Ayrım Neden Önemli

Çünkü aynı adı taşıyan iki ihraç, birbirinden farklı bir gelir kaynağına ve dolayısıyla farklı bir risk yapısına dayanabiliyor. "Kira sertifikası aldım" cümlesi tek başına hangi türden bahsedildiğini söylemiyor; bunu ihracın kendi belgelerinde görmek gerekiyor.

Bu, sermaye piyasası araçlarında tekrar eden bir desen. Bir ürünün adı çoğu zaman pazarlama tarafında yerleşmiş bir kısaltma oluyor, gerçek tanım ise düzenlemede duruyor ve daha dar. Aynı ayrımı para piyasası fonunun tanımını anlattığım yazıda da görmüştük: orada da kategoriyi belirleyen şey "kısa vadeli, düşük riskli" ifadesi değil, mevzuattaki iki vade sınırıydı. Bir aracın rakamlarını okumaya geçtiğinizde ise risk ve getiri metriklerinin ne ölçtüğünü bilmek gerekiyor.

Sonuç

Kira sertifikası ve sukuk aynı aracın iki adı. Aracı tanımlayan şey faiz tartışması değil, yapısı: münhasıran bu iş için kurulmuş bir VKŞ tarafından ihraç ediliyor ve sahibine belirli bir varlık ya da haktan doğan gelirden pay veriyor. Ve tek bir ürün değil, beş ayrı dayanağı olan bir kategori. Bir ihracı değerlendirirken sorulacak ilk soru, hangi türe dayandığı.

Bu yazı hukuki danışmanlık yerine geçmez. Güncel metin, istisnalar ve ihraç şartları için SPK'nın ilgili tebliğine, gerekiyorsa bir hukuk danışmanına başvurulmalı.

Kurumunuzun sermaye piyasası araçlarına dair iletişimini uyum sınırları içinde nasıl kuracağınızı konuşmak isterseniz, iletişime geçebilirsiniz →.

İlgili Yazılar